Bebeklerde görülebilen göz kanserine yönelik uyarılar

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. Sevil Karaman: "Göz bebeğinde beyazlık (lökokori), kızarıklık, gözde kayma, göz bebeğinde genişleme ve gözde ileri doğru çıkma gibi belirtiler göz kanserini işaret edebilir" "Göz kanseri, sinir hücrelerinden kaynaklanan bir tümör olduğu için beyne doğru ilerleme yapabilir. Erken tanıda tedavisi mümkün olabildiği için çocuğunuzda bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz bir an önce göz doktorunuza başvurun"

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sevil Karaman, göz bebeğinde beyazlık (lökokori), kızarıklık, gözde kayma, göz bebeğinde genişleme ve gözde ileri doğru çıkma gibi belirtilerin göz kanserini işaret edebileceğini bildirdi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Karaman, bebeklerde göz kanserinin işaretlerine dair uyarılarda bulundu.

Göz bebeğinde beyazlık (lökokori), kızarıklık, gözde kayma, göz bebeğinde genişleme ve gözde ileri doğru çıkma gibi belirtilerin göz kanserini işaret edebileceğini bildiren Karaman, "Göz kanseri, sinir hücrelerinden kaynaklanan bir tümör olduğu için beyne doğru ilerleme yapabilir. Erken tanıda tedavisi mümkün olabildiği için çocuğunuzda bu belirtilerden herhangi birini fark ederseniz bir an önce göz doktorunuza başvurun." ifadelerini kullandı.

Karaman, retinoblastomun bebeklerde görülen en sık ve önemli göz içi tümörlerden olduğunu, yaklaşık olarak 18 bin canlı doğumda 1 görüldüğünü, hastaların yüzde 80'inin 4 yaşından küçük ve 6 yaşından sonra ise görülmesinin nadir olduğunu, erkek ve kız çocuklarının eşit miktarda etkilendiğini belirtti.

Gözde oluşabilecek tümörlerin teşhis aşamalarına ilişkin Karaman, "Yapılan değerlendirme sonrasında mevcut duruma göre bir çocuk doktorundan konsültasyon istenebilir. Retinoblastom tanı, tedavi ve takip süreci ekip işidir. Ayrıca tümörün tipi, büyüklüğü, yerleşimi ve orijini ile ilgili yorumda bulunabilmek için ultrason, bilgisayarlı tomografi (BT) veya magnetik rezonans (MR) görüntüleme gibi farklı tanısal testlerin yapılması gerekebilir. Tümörün diğer organlara yayılımını değerlendirmek için kan ve kemik iliği testleri uygulanabilir." değerlendirmesinde bulundu.

- "Gelişmiş güncel tanı ve tedavi yaklaşımları ile retinoblastomlu çocukların önemli bir kısmı sağlığına kavuşabilir"

Doç. Dr. Sevil Karaman, retinoblastomun kromozom 13'te bulunan retinoblastom geninden kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Retinoblastomların yaklaşık yüzde 60'ında hastalık kalıtsal değildir. Tüm retinoblastom olguların yüzde 10 ila 15'inde aile bireylerinde retinoblastom hastalığına rastlandığı biliniyor. Hastalığın her iki gözde de görülmesi kalıtsal retinoblastom olduğunu düşündürür. Tek taraflı retinoblastom olguları ise genelde kalıtsal değildir. Çocuğunda her iki gözde de retinoblastom olan sağlıklı anne ve babanın sonraki çocuklarında retinoblastom görülme riski yüzde 3 civarındadır. Etkilenen çocukta tutulum tek taraflı ise diğer çocuklarda görülme şansı yüzde 1'den azdır."

Gelişmiş güncel tanı ve tedavi yaklaşımları ile retinoblastomlu çocukların önemli bir kısmının sağlığına kavuşabileceğini aktaran Karaman, multidisipliner yaklaşım ile tedavi sürecinde göz doktoru, çocuk onkoloğu, radyasyon onkoloğu ve nöro-girişimsel radyoloğun bir ekip halinde çalıştığını bildirdi.

10 Eki 2022 - 10:36 İstanbul- Sağlık